Sanitarium Nedir?

0 48

“Bakışların arkasındaki gezegende gece veyahut gündüz döngüsü bulunmaz. Bu nedenle Sanitarium’un içindeyken gündüzü seçerseniz o an karanlığın içine düşebilirsiniz. Ya da aksine gecedeyken güneşin doğuşuna şahit olabilirsiniz.”

Bir akıl hastanesinin yakınında yol alırken işittiğiniz bağırışların size yansıttığı olağanüstü hislerdir Sanitarium. Dahasında pektabii büyük bir hayalgücü barındırır. Sanitarium, “az sonra ne yaşayacağım” fikrinin ilerisinde, bilinçaltını aşmış bir gerçeklik içindedir. Zihinlerimizin ne ölçüde pis, acınası ve darmadağınık olduğunu kanıtlar niteliktedir.

Sadece oynamak isterseniz oyunu hissedemeyeceksiniz. Uyarıyorum, bilinçaltınızın ücra köşelerinde, en korkutucu anılarınızda ve zihninizde yaşayın Sanitarium’u!

Hikayenin başında, karakterimizin mühim bir hastalığa çare keşfettiğini farkediyoruz. Sabırsız bir biçimde arabasına atlar. Yoldayken karısını arar, “Sana mühim bir şey söylemeliyim, az sonra ordayım” der. Arabayla çıkınca kısa bir süre geçtiğinde tekerlekler zeminde çok daha hızlı ilerler, hemen ardından hız limiti göstergesi yok olur. Karakterimizin zihninde hâlâ karısına söyleyeceği tedavi dururken yolun yanındaki bariyerlere çarpar ve son hatırladığı havada süzüldüğü olacaktır.

Kendimize, kırık dökük bir ruh sağlığı hastanesindeki tiksindirici bir odada geliyoruz. Dikkatimizi çeken ilk imge, screen’in yukarı kısmındaki bir ihtiyarın başını duvara ardı ardına geçiriyor olmasıdır. Onun ardından olayları çözme görevi ediniyoruz. Karakterimizin zihninde savaşması gereken güçlüklerle ve acılarla çarpışmak zorunda bırakılıyoruz. Ve biz bu imgelerle uğraşırken arkaplanda oldukça hoş ve keyif verici melodiler yalnız bırakmıyor bizi. Hatta bi süre sonra, bu melodiler hep kulağınızdaymış hissini eksik etmiyor.

Akıl hastanesinden nihayet ayrılarak real world’e girmek üzereyken“Seek the truth” sözleri dökülüyor, irislerinden kanla dolu gözyaşları boşalan ve bizi sarmalayan meleğin dudakları. Zaman geçiyor ve devamlı olarak çeşitli yerlere varıyoruz. Başlarda saçma bir soytarı gösterisini andıran kasabada gençlerin hayatlarını alışılmışın dışına çıkarmaya uğraşıyor ve onların “anne”leri ile karşılaşıyoruz (Mommy is an angel, mommy is the heaven, mommy safe us from the disease in our meat). Gençlerin acısını engellemek adına ailelerini yok edip bitkiye dönüştürmeye uğraşan ‘Mommy’ ile karşılaşınca ne yapacağınızı bilemeyeceksiniz. Bazen, kırık dökük bir kulübede minik bir çocuğun oyuncağını bulmaya çalışırken gözyaşlarınızı engelleyemeyeceksiniz. Hikayede yalnıza tek kahramanla değil, baş kahramanın yaşamında yer eden her bireyin gözünden yaşayacaksınız. Uzaklaşmanız kolay olmayacak çünkü bu dünya sizi halihazırda kendine sarmalamış olacak.

Keza ben, geçmiş yıl oyunu ikinci kez tamamladım. Eğer tadına bakmadıysanız hızlıca başlayın, oynamış ve de yazıyı okumuşsanız yeniden oynama vakti; özlemiş olmalısınız:)

Oynayın, oynattırın. Sanitarium’a şepşeker oyun demem oyunun karizmasını çizilebilir.d

Ama on numara ve pek çok gamer’ın en iyiler listesinde yer edinmiş oyundur.

İyi eğlenceler ve şanslar!

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Bu web sitesi deneyiminizi geliştirmek için çerezleri kullanır. Bununla iyi olduğunuzu varsayacağız, ancak isterseniz vazgeçebilirsiniz. Kabul etmek Mesajları Oku